Home    archive    RSS

evet haftalar geçti ve ben hala sadece bu 7 şarkıyı dinliyorum. bir eksildi bir çoğaldı ama en son listemin hali bu. bu şarkılar yüzünden müzik blogum ölmek üzere. başka hiç bir şey dinlemek istemiyorum. bütün diğer şarkıları reddettim. bi sürü albüm indirdim ama rar’larını bile açmadım. öylece duruyorlar. yok burdan ileriye gidemiyorum.

1. Florence + The Machine - What The Water Gave Me

gerçekten liderliği bu şarkıya veriyorum. insan nasıl bıkmaz. bi şarkı nasıl her moda, her ortama uyabilirim. Florence’ciğim o nasıl ses, o nasıl şarkı sözü, o nasıl müzik. bi sus kadın!

2. Fallulah - Give Us A Little Love

bu şarkıda “What The Water Gave Me” ile yarışır. bu şarkının kulaklarımda çalması için şarkıyı açmama bile gerek yok. bütün müzikler sustuğunda kafamın derinliklerinden “give us a liitle love, we never had enough!” duyuluyor. bu sefer kadının değil, beynimin susması gerekiyor!

3. Oh Land - White Nights

Oh Land’i tek bir şarkıya indirgemek zor oldu. aslında tek bir şarkıya indirgeyecek olsam bunu seçmezdim. Wolf and I veya Sun Of A Gun kesinlikle daha ağır basardı. ama şimdilik arka planda bu var. ofisin en arkasında ise hala Wolf and I çalıyor zaten. eksik kalmayın sizde emi!

4. The Naked and Famous - The Sun

ilk müziğiyle, sonra sesiyle, en son da klibiyle büyüledi ya. diyecek bir şey yok. Ötesi yok. söylenecek tek bir kelimeye bile ihtiyacı yok.

5. Gotye - Somebody That I Used to Know

Atilla sardı bu belayı başıma, facebook’unda paylaşmış. o da bişiye yeni takıntım yazarsa dinlerim ben vala. o takıldıysa, kesin takılınacak bi tarafı vardır harbiden. onun takıntılığı geçti mi bilmiorum ama benimkinin geçmeyeceği kesin gibi gözüküyor.

6. Phoebe Killdeer & The Short Straws - Fade Out Lines

Sayın Killdeer ve ailesi ile Aya Yorgi koyunun serin sularında tanıştım desem yeridir. Nouvelle Vague sayesinde oldu ya. iyi mi oldu kötü mü bilemiyorum artık. kadın muhteşem ötesi Patti Smith ruhuyla sahnede hayran bıraktı kendine. 

  1. annebanalolipopal posted this