Home    archive    RSS
terbiyesizlik yapmadıkları sürece taksicilerle muhabbet etmeyi severim. genelde siyaset, gündemden son haberler, trafikteki öküzler, eğitim sistemi, özellikle sarhoş müşteriler gibi çok klasik konulardan bahsedersin, geçer. arada sırada başka biriymişim gibi davrandığım da olur. bugüne kadar muhasebeci, tıp öğrencisi, otelde lobi görevlisi falan olmuşluğum var. ama bu akşam eve dönüş yolunda hayatımın taksicisiyle tanıştım.
kendisi 51 yaşında. tam 33 ülke gezmiş. en son Dubai’deymiş. İngiltere, Almanya aklınıza neresi gelirse görmüş. 13 yaşında ilk kez ‘aşk’la tanışmış. “aşksız bir hayat olmaz olsun” diyor. ” aşkı yaşamayan insanlarla konuşmam ben, herkes aşkı yaşamalı, bundan da utanmamalı diye de ekliyor. arkasından bomba soru “sen aşkı yaşadın mı?”.
gezdiği ülkelerde gördüklerinden biraz bahsediyor. “oralarda hayat var güzel kızım, buralarda hayat yok” diyor. arkadaşları sırf eğlence olsun diye giderken onu da götürüyormuş, öyle geziyormuş. “mesela ben okumadım her şeyi hayat mektebinde gördüm” diyor. taksiciliği de sırf sevdiğinden, insanlarla konuşmak için yaptığını iddia ediyor ama orasını ben bilemem.
bana ilk olarak yaşımı sordu. “karanfile benziyorsun sen” dedi. “sana, benim söylediklerimi söyleyen bi adam oldu mu? olmadıysa olmalı, hemen bul”.
“peki ne işle meşgulüz” dedi, “reklamcıyım” dedim. “sizin meslekte de vardır yakışıklı erkekler, kanma sakın onların boyuna, posuna, delikanlılığına. seni sevecek bi adamla birlikte ol” dedi. “sonra erkekler mutlu oluyor, kadınlar mutsuz, seni mutlu edecek bi adamla birlikte ol” diye de ekledi. “hatta 10 yaş büyük birini bul sen” dedi, “30’larını geçmiş olsun, yaşı daha büyük adamlar anca senin değerini bilirler, seni mutlu etmeye çalışırlar. bunu unutma” dedi.
en son taksiden inerken “kızmadın ya dediklerime?” diye sormayı da ihmal etmedi.

terbiyesizlik yapmadıkları sürece taksicilerle muhabbet etmeyi severim. genelde siyaset, gündemden son haberler, trafikteki öküzler, eğitim sistemi, özellikle sarhoş müşteriler gibi çok klasik konulardan bahsedersin, geçer. arada sırada başka biriymişim gibi davrandığım da olur. bugüne kadar muhasebeci, tıp öğrencisi, otelde lobi görevlisi falan olmuşluğum var. ama bu akşam eve dönüş yolunda hayatımın taksicisiyle tanıştım.

kendisi 51 yaşında. tam 33 ülke gezmiş. en son Dubai’deymiş. İngiltere, Almanya aklınıza neresi gelirse görmüş. 13 yaşında ilk kez ‘aşk’la tanışmış. “aşksız bir hayat olmaz olsun” diyor. ” aşkı yaşamayan insanlarla konuşmam ben, herkes aşkı yaşamalı, bundan da utanmamalı diye de ekliyor. arkasından bomba soru “sen aşkı yaşadın mı?”.

gezdiği ülkelerde gördüklerinden biraz bahsediyor. “oralarda hayat var güzel kızım, buralarda hayat yok” diyor. arkadaşları sırf eğlence olsun diye giderken onu da götürüyormuş, öyle geziyormuş. “mesela ben okumadım her şeyi hayat mektebinde gördüm” diyor. taksiciliği de sırf sevdiğinden, insanlarla konuşmak için yaptığını iddia ediyor ama orasını ben bilemem.

bana ilk olarak yaşımı sordu. “karanfile benziyorsun sen” dedi. “sana, benim söylediklerimi söyleyen bi adam oldu mu? olmadıysa olmalı, hemen bul”.

“peki ne işle meşgulüz” dedi, “reklamcıyım” dedim. “sizin meslekte de vardır yakışıklı erkekler, kanma sakın onların boyuna, posuna, delikanlılığına. seni sevecek bi adamla birlikte ol” dedi. “sonra erkekler mutlu oluyor, kadınlar mutsuz, seni mutlu edecek bi adamla birlikte ol” diye de ekledi. “hatta 10 yaş büyük birini bul sen” dedi, “30’larını geçmiş olsun, yaşı daha büyük adamlar anca senin değerini bilirler, seni mutlu etmeye çalışırlar. bunu unutma” dedi.

en son taksiden inerken “kızmadın ya dediklerime?” diye sormayı da ihmal etmedi.

  1. annebanalolipopal posted this